2 yaşında genel olarak neler beklenir?

Her çocuğun gelişimi kendine özgüdür; yine de 2 yaş civarında çoğu çocuğun:

  • En az 50 kelime civarında bir sözcük dağarcığına sahip olması,
  • “Anne gel”, “su ver”, “top nerede?” gibi iki kelimeyi birleştirmeye başlaması,
  • Basit yönergeleri (“ayakkabını getir”) anlaması,
  • Tanıdık nesneleri ve vücut bölümlerini göstermesi,
  • İsteklerini parmakla gösterme, el sallama, baş sallama gibi jestlerle de iletmesi

beklenir. Bu ölçütlerin gerisinde kalan çocuklar literatürde “geç konuşan” (late talker) olarak tanımlanır.

“Bekleyelim, konuşur” yaklaşımı ne zaman doğru değildir?

Geç konuşan çocukların bir bölümü 3–4 yaşına kadar akranlarını yakalar. Ancak bir kısmında güçlükler devam eder ve ilerleyen yıllarda gelişimsel dil bozukluğu, konuşma sesi bozukluğu veya farklı gelişimsel tablolarla karşılaşılabilir. Hangi çocuğun yakalayacağını önceden bilmek mümkün olmadığından, beklemek yerine izlemli bir değerlendirme yapmak daha güvenli bir yaklaşımdır.

Aşağıdaki durumlardan biri varsa beklemeden bir uzmana başvurmanız önerilir:

  • Çocuğun söyleneni anlamakta zorlanması, adı söylendiğinde dönmemesi,
  • İşaret parmağıyla gösterme, el sallama gibi jestlerin çok az olması veya hiç olmaması,
  • Göz teması, ortak dikkat (birlikte bir şeye bakma) ve etkileşim isteğinde belirgin sınırlılık,
  • Daha önce kullandığı kelimeleri veya becerileri kaybetmesi (gerileme),
  • Sık kulak enfeksiyonu öyküsü veya işitme ile ilgili şüphe,
  • Ailede konuşma, dil veya okuma-yazma güçlüğü öyküsü.

Gerileme, herhangi bir yaşta acil olarak değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Önce işitme

Konuşmanın gecikmesinde ilk akla gelmesi gereken konulardan biri işitmedir. Yenidoğan işitme taramasından geçmiş olmak, sonrasında gelişebilecek sorunları dışlamaz; özellikle sık orta kulak iltihabı geçiren çocuklarda geçici işitme kayıpları dil gelişimini etkileyebilir. Bu nedenle değerlendirme sürecinde, gerekirse bir KBB hekimi ve odyolog tarafından işitme değerlendirmesi önerilir.

Evde dil gelişimini destekleyen günlük ipuçları

  • Yüz yüze olun: Çocuğunuzla konuşurken onun göz hizasına inin.
  • Onu takip edin: Neye ilgi gösteriyorsa onu adlandırın; oyununa katılın, yönlendirmeyin.
  • Kısa ve net konuşun: Çocuğun söylediğinden bir kelime fazlasını model olun (“top” → “büyük top”).
  • Bekleyin: Soru sorduktan sonra çocuğa yanıt vermesi için birkaç saniye tanıyın.
  • Ekran süresini sınırlayın: Dil, insan etkileşimiyle gelişir; ekran karşılıklı konuşmanın yerini tutmaz.
  • Birlikte kitap okuyun: Resimleri birlikte adlandırın, sayfa çevirirken sohbet edin.

Eskişehir’de değerlendirme süreci

Eskişehir’de geç konuşan çocuğu için destek arayan aileler, Tepebaşı Hoşnudiye’deki çalışma ofisimizde ön görüşme ve değerlendirme için randevu alabilir. Değerlendirmede çocuğunuzla oyun içinde etkileşim kurulur, gelişim öyküsü alınır ve dil becerileri yaşına uygun araçlarla incelenir. Sonuçta size; bekle-izle önerisi, aile rehberliği programı veya düzenli terapi gibi çocuğunuzun ihtiyacına uygun bir yol haritası sunulur. Sürecin nasıl işlediğini Eskişehir’de çocuklar için dil ve konuşma terapisi yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

Eskişehir’de ön görüşme

Ceren Tezel, Tepebaşı Hoşnudiye’deki çalışma ofisinde yüz yüze, Eskişehir dışından danışanlarla ise online olarak çalışmaktadır. Ön görüşme için randevu formunu doldurabilir veya +90 552 686 99 12 numarasından ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

24 ayda 50’den az kelime kullanan veya kelime birleştirmeyen çocuklar geç konuşan olarak kabul edilir. Anlama, jest kullanımı ve etkileşim de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması önerilir.
Tek başına değildir. Ancak geç konuşmaya göz teması, ortak dikkat ve jest kullanımında sınırlılık eşlik ediyorsa çok disiplinli değerlendirme önerilir.
Gruplar arasında küçük farklar olsa da bu fark değerlendirmeyi ertelemek için yeterli bir gerekçe değildir; ölçütler her çocuk için aynı dikkatle ele alınmalıdır.
Ekran tek başına neden olarak gösterilemez; ancak yoğun ekran kullanımı karşılıklı etkileşim süresini azaltarak dil gelişimini olumsuz etkileyebilir.